MART AYI ÖNEMLİ HUKUKİ GELİŞMELER

Kira artış oranı %33,39(tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalaması) olmuştur.

EMSAL YARGI KARARLARI

  • Kişisel Verileri Koruma Kurulu – Sadakat Kart Üyeliği Bulunan Bir Kişinin Cep Telefonu Numarasının veya Sadakat Kart Numarasının Üçüncü Bir Kişi Tarafından Alışveriş Esnasında Kullanılması Hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 11/02/2026 Tarihli ve 2026/266 sayılı İlke Kararı

Sadakat kart sahibi ilgili kişiye ait cep telefonu numarasının veya sadakat kart numarasının üçüncü bir kişi tarafından alışveriş esnasında kasadaki görevliye bildirilmesi suretiyle herhangi bir doğrulama yapılmaksızın sadakat kart üzerinden alışveriş işleminin yapılabilmesine imkân sağlayan uygulamaya son verilmesine karar verilmiştir. Karara göre; sadakat kart üzerinden gerçekleşen alışveriş işlemlerine ilişkin kişisel veri işleme süreçlerinin Kanun’a uygun hale getirilmesini sağlamak üzere, Kanun’un 12’nci maddesinde düzenlenen gerekli teknik ve idari tedbirlerin veri sorumlularınca alınması gerekmektedir. Bu kapsamda; sadakat kartların üyelik oluşturma, alışverişte puan kazanımı, puan kullanımı, indirimden/ promosyondan faydalanma vb. herhangi bir amaçla alışveriş sırasında kullanılmasının ilgili kişinin bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleştiğini doğrulamak ve oluşabilecek kişisel veri ihlallerini önlemek amacıyla veri sorumluları tarafından bu amaca hizmet edecek uygun doğrulama mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir. Veri sorumluları tarafından, kişilerin yaş, eğitim düzeyi, ekonomik durum, teknoloji okuryazarlığı seviyesi vb. farlılıkları gözetilerek farklı ilgili kişi gruplarına yönelik alternatif doğrulama mekanizmaları sunulabilecektir. Ayrıca, sadakat kart uygulaması kapsamında üyelik doğrulama, puan/indirim/promosyon kazanma, puan harcama gibi farklı işlem türlerine ve bu işlemlerin risk oranına göre farklı doğrulama mekanizmaları tercih edilebilecektir.Yukarıda ifade edilen doğrulama mekanizmalarının oluşturulabilmesi için veri sorumlularına İlke Kararının Resmî Gazetede yayımlanma tarihinden itibaren 6 aylık uyum süresi verilmesine karar verilmiş olup bahse konu önlemleri almayarak Kanun hükümlerine aykırı şekilde bu uygulamaya devam eden, İlke Kararında belirtilen hususlara uygun hareket etmediği tespit edilen veri sorumluları hakkında Kanun’un 18’inci maddesi hükümleri çerçevesinde işlem tesis edilecektir.

BİLGİ NOTLARI

  • İşyerinde Olmayan Bir Başkasının Kartını İşyerindeymiş Gibi Okutan İşçiye Haklı Fesih Yapılabilir mi?

İş mevzuatı açısından işveren günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile dinlenme saatlerini işyerinde işçilere duyurmak, işçilerin çalışma sürelerini uygun araçlarla belgelemek zorundadır. İşveren yönetim hakkına dayanarak işin organizasyonunu, işyeri düzeni, çalışma şartlarını kanun ve sözleşme sınırları içinde belirleme, emir/talimat verme ve denetleme yetkisine sahiptir. İşçinin de dürüstlük kuralına uygun bu talimatlara uymakla yükümlülüğü vardır.

İşçinin, işverene karşı en temel borçlarından birisi de sadakat borcudur. İşçiden işyerinde dürüstlük kuralına uygun hareket etmesi beklenir. İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca, işçinin işverene karşı güveni kötüye kullanması ve dürüstlük kuralına aykırı davranması “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” teşkil eder. İşyerinde olmayan birinin çalışıyor gösterilmesi, hak edilmeyen bir ücretin ödenmesine yol açacağı için işvereni yanıltmaya yönelik bir eylem olarak kabul edilmektedir. Kaldı ki, Yargıtay’a göre, işçinin bu davranışı nedeniyle işverenin herhangi bir zarara uğraması da şart değildir.

Nitekim Yargıtay 2025 yılında verdiği bir kararında, “Somut olayda, iş sözleşmesinin işverence feshedildiği sabit olup uyuşmazlık feshin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı noktasındadır. Davalı taraf, davacının diğer bir çalışanın kartını çalışmadığı hâlde çalışmış gibi basarak işvereni kandırması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savunmuştur

4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-(e) hükmünde; “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.” hâlinde iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre somut olay değerlendirildiğinde; davacının, işyerinde olmayan bir başka çalışanın kartını işyerindeymiş gibi okuttuğu gerek savunması gerekse tanık anlatımı ile sabittir. Söz konusu davranış, doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış olup bu davranış nedeniyle işverenin herhangi bir zarara uğraması şart değildir. Kaldı ki, işyerinde olmadığı hâlde çalışmış gibi kartı okutulan işçiye çalışmadığı süre için ücret ödenmesi söz konusudur.

Bu durumda davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir”. Sonuç olarak, İşçinin, işverene karşı en temel borçlarından birisi de sadakat borcudur. İşçiden işyerinde dürüstlük kuralına uygun hareket etmesi beklenir. İşyerinde olmayan bir başka çalışanın kartını işyerindeymiş gibi okutulması doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış olup, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-(e) bendi uyarınca haklı fesih nedenidir.

Araç çubuğuna atla