- Kira artış oranı %32,03 (tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalaması) olmuştur.
- 7587 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 1/7/2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Kanun ile,
– Gerçek usulde vergilendirilen taksi, dolmuş ve servis esnafının ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan kazançları gelir vergisinden; bu satışlar ise KDV’den istisna tutulmuştur.
– Taksi mali cihaz kullanım zorunluluğu kapsamında, taksi ile yolcu taşımacılığı yapanlara hasılat esaslı kazanç tespiti kolaylığı getirilmiştir.
– 18 yaş altındaki gençler ile eğitimine devam eden 25 yaşını doldurmamış öğrencilerin biletle girilen yerlerdeki biletlerinden eğlence vergisi alınmaması kararlaştırılmıştır.
– 3065 sayılı KDV Kanunu’nun geçici 45. maddesinde yer alan muafiyet ve kolaylıkların süresi 31 Aralık 2025’ten 31 Aralık 2028’e uzatılmıştır.
– Akaryakıt ve LPG gibi lisansa tabi piyasalarda faaliyet gösteren mükelleflerden alınan teminatların artırılması yönünde Hazine ve Maliye Bakanlığına yeni yetki sınırları tanımlanmıştır.
– Vergi Usul Kanunu’nun 107/A maddesi değiştirilerek e-tebligat sisteminin sınırları, zorunluluk başlangıçları ve yaşlılar/engelliler gibi gruplara yönelik esneklik esasları yasal güvenceye alınmıştır.
– Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, araç satışlarındaki noter bildirim süresi 3 iş gününden 15 iş gününe çıkarılmıştır.
– Emniyet Amiri, Başkomiser, Komiser ve Komiser Yardımcısı gibi rütbelerin kadro oranları yeniden belirlenmiştir.
– Polis Yüksek Öğretim Kanunu’na eklenen maddeyle, fakülteye giriş koşulları, güvenlik soruşturması ve siyasi parti üyeliği bulunmaması gibi şartlar kanunlaştırılmıştır.
– Resmî ilan yayımlayan internet haber sitelerine yönelik yeni kriterler getirilmiş ve bu doğrultuda yeni yaptırımlar tanımlanmıştır.
– Belediye ve kamu idarelerine ait taşınmazların taksitle satışında, tahmin edilen bedelin %3’ü ile %30’u arasında geçici teminat alınabilmesinin önü açılmıştır.
– 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nda, 193 sayılı Kanun’da, 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun’da, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu’nda, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda, 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu’nda, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nda, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nda ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da değişiklikler yapılmıştır.
- 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 31/7/2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.Kanun ile,
– Hukuk mahkemelerindeki yargılamaların uzamasını önlemek amacıyla, iki duruşma arasındaki süre kural olarak 3 ayı geçemeyecektir.
– Miras kalan taşınmazların satışında, aile dışından üçüncü bir ortak yoksa, yapılacak ilk açık artırma ihalesine sadece mirasçılar katılabilecektir. Bu ihale muhammen bedelin %100’ü üzerinden açılacaktır. İhaleyi alıp parasını yatırmayarak süreci kilitleyen ortaklara %5 idari para cezası verilecektir.
– Sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmayan hukuki uyuşmazlıklarda uygulanacak yıllık kanuni faiz oranı, Merkez Bankası’nın (TCMB) 31 Aralık tarihindeki kısa vadeli reeskont oranının %80’i olarak sabitlenmiştir.
– Dolandırıcılık suçlarında, haksız kazanca doğrudan ortak olmayıp sadece banka hesabı, kartı, IBAN veya kripto cüzdan bilgilerini kullandıran kişilerin cezası yarı oranında (1/2) indirilecektir.
– Ceza soruşturmalarında şüphelilerden alınan DNA ve genetik örnekler, beraat veya takipsizlik halinde derhal imha edilecektir. Mahkûmiyet durumunda ise sistemde en fazla 20 yıl saklanıp ardından silinecektir.
– Mahkemeler ve savcılıklar tarafından talep edilen noterlik işlem belgeleri, kağıt ortamı yerine güvenli elektronik imza ile taranarak doğrudan dijital sistem üzerinden gönderilecektir.
- 7590 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 31/7/2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.Kanun ile,
– 5510 sayılı Kanun kapsamında dosya bazında ödenen en düşük emekli aylığı alt sınırı 23 bin 552 TL’ye yükseltilmiştir
– Nispi oranla hesaplanan ÖTV tutarlarına taban sınır getirildi. Belirlenen L sınıfı araçlarda ÖTV 30 bin TL’den, diğer binek araçlarda ise 100 bin TL’den az olamayacaktır. Cumhurbaşkanı bu tutarları değiştirme yetkisine sahiptir.
– İlk kez ehliyet alanlar veya ehliyeti iptal edilip yeniden alanlar 2 yıl boyunca aday sürücü sayılacaktır.
– Aday sürücülerin; 75 ceza puanını aşması, araç türü fark etmeksizin 0,20 promilin üzerinde alkollü yakalanması veya yaya güvenliği/koruyucu tertibat ihlallerini 3 kez tekrarlaması halinde ehliyetleri tamamen iptal edilecektir. – Karayolunda yasak tehlikeli madde taşıyanlara 50 bin TL ile 1 milyon TL; demiryolunda, Boğaz köprülerinde veya tüp geçitlerde ihlal yapanlara 500 bin TL ile 10 milyon TL arasında idari para cezası kesilecektir. Tehlikeli madde güvenlik danışmanı bulundurmayanlara ise 18 bin TL ila 360 bin TL arası ceza uygulanacaktır.
EMSAL YARGI KARARLARI
| Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2023/940 E., 2026/995 K. Sayılı ve 30.04.2026 tarihli kararı- Şirkete karşı husumetli tanık beyanlarının delil niteliği Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışma yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, taraf tanıklarının beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. İmzalı ücret bordrolarında anılan çalışmaların karşılığının ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yapıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin çalışmasının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, işçinin yapılan tahakkukun ayrıntılarını görme ve değerlendirme imkanı bulunmadığından, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir Fakat bu durumda, banka aracılığıyla yapılan ödemelerin, hak kazanılan alacak miktarından mahsup edilmesi gereklidir. Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde olan ya da işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte diğer delil ya da olgularla desteklenen bu tür tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar diğer delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2024/8355 Esas, 2024/12811 Karar ve 01/10/2024 Tarihli emsal kararı) Somut olayda; toplanan delillere ve dinlenen tanık beyanlarına göre mahkemece tanıkların aynı davalıya karşı açılmış davaları bulunması nedeniyle ispatlanamayan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; tanık ….’ın Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı 2021/241 Esas sayılı davanın dava tarihi 05.05.2021 tarihi olduğu, eldeki davada tanığın beyanının 04.02.2021 tarihli celsede alındığı anlaşılmakla; tanığın beyanının alındığı tarih itibarıyla husumetinin bulunmadığı, buna göre tanık ‘ın beyanının dikkate alınması gerekirken husumetli olduğu gerekçesiyle beyanlarına itibar edilmemesi hatalıdır. Buna göre mahkemece yapılacak iş; tanık …’ın beyanının yeniden alınarak davacının ileri sürdüğü hastanenin yer değiştirme tarihinden önce ve sonra çalışma saatlerinde değişiklik olup olmadığı varsa hastanenin yer değiştirme tarihinden önce ve sonra davacının hangi saatler arasında çalıştığı, hafta tatilinde ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı detaylı sorularak çalışma koşulları netleştirilmeli, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.” |
BİLGİ NOTLARI
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine yol açan hukuki düzenlemedir.
1. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilemeyecek Suçlar
Bazı suçlar açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğine dair özel kanunlarda düzenlemeler vardır. Aşağıdaki hallerde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez:
- 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kanunu md. 63/2 gereği, bu kanun kapsamındaki disiplin suçlarının ceza miktarı ne olursa olsun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.
- Karşılıksız çek keşide etme suçu,
- İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu,
- Disiplin veya tazyik hapsi gerektiren fiiller (Örneğin, taahhüdü ihlal veya nafaka borcunun ödenmemesi suçu nedeniyle hükmedilen tazyik hapsi; duruşma disiplinine aykırılık nedeniyle hakim tarafından hükmedilen disiplin hapsi).
- Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar
2. Hapis Cezasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
HAGB kararı verilebilmesi için mahkemenin yaptığı yargılama neticesinde hükmettiği ceza hapis cezası ise, 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası olmalıdır.
3. Adli Para Cezasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Adli para cezası doğrudan verilebileceği gibi hapis cezasından da çevrilebilen bir ceza yaptırımıdır.
Mahkeme yargılama neticesinde sanık hakkında doğrudan sadece adli para cezasına veya hapis cezası ile birlikte doğrudan adli para cezasına hükmetmiş ise, bu para cezası hakkında da HAGB kararı verilebilir. Burda dikkat edilmesi gereken husus, adli para cezasının doğrudan verilen bir adli para cezası olmasıdır. Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir.
Sanığın daha önce kasten işlediği bir suçtan dolayı kesinleşmiş mahkumiyeti varsa hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez. Önceki mahkumiyetinin hapis cezası veya adli para cezası olmasının veya cezanın miktarının hiçbir önemi yoktur. Sanığın önceki mahkumiyetine esas suç kasten işlenmişse hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir.
İşlenen suç nedeniyle mağdur veya kamu bir zarara uğramışsa, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için uğranılan bu zararın giderilmesi gerekir.
Mahkeme, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarını, kişilik özelliklerini göz önüne alarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varırsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde sanık 5 yıl süreyle denetime tabi tutulur. Sanığın bu denetim süresi içinde kasten bir suç işleyip işlememesine göre iki sonuç ortaya çıkar:
- Sanık denetim süresi içinde kasten bir suç işlemez ve yargıcın belirlediği diğer yükümlülüklere uygun hareket ederse açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Dava düştükten sonra yargılanan kişi davadan önceki hukuki durumuna geri döner.
- Sanık, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işler veya hakimin belirlediği yükümlülüklere aykırı hareket ederse açıklanması geri bırakılan hüküm mahkeme tarafından açıklanır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) kayıtlarında görünmez. HAGB kararları, adli sicil kaydında bu hükümlere özgü bir sisteme kaydedilir. Bu nedenle e-devlet üzerinden alınan sabıka kaydında veya adliyeden alınan adli sicil kaydında HAGB kararı gözükmez.
